|
Allahın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
Kategori: Dini YazılarEklenme Tarihi: Ağu 28th, 2010Ekleyen: I.Akin
Çevrenize şöyle bir bakın. Pek çok insanın, Kuran’a uygun yaÅŸamamalarına raÄŸmen, Allah’a inandıklarını görürsünüz. BirçoÄŸu, kandil gecelerinde veya sadece Ramazan ayında namaz kılar. Allah’a nasıl bir kul olmaları gerektiÄŸi hakkında en ufak bir fikirleri yoktur. Çünkü kendilerini yaratan o büyük gücü düşünmek için zaman ayırmazlar. Oysa kendilerine sorduÄŸunuzda Allah’a çok inandıklarını ve O’ndan korkmak yerine, O’nu sevdiklerini söylerler. Allah’ın varlığı ve gücünü takdir edememeleri, iÅŸte bu cümleyle açığa çıkar. Ancak Allah, pek çok ayette, Kendisinden korkmamızı emreder. De ki: “Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve iÅŸleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: “Allah” diyeceklerdir. Öyleyse de ki: “Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? (Yunus Suresi – 31) Allah, Kendisinden korkmamızı emrederken, hayır ben korkmam, ben Allah’ı severim demek, büyük bir akılsızlık ve gaflet olur. Allah büyüktür, Allah güçlüdür, Allah yaratandır. Böyle bir kudretten, Allah’ın o yüce makamından ancak korkulur. Bahsedilen korku, karanlıktan ya da yılandan korkmak gibi bir ÅŸey deÄŸildir. Kuran’da ‘haÅŸyet’ kelimesi ile ifade edilen bu korku, Allah’ın yüce makamına duyulan saygı, sevgi ve rızasını kaybetme korkusudur. Bunu da ancak, Allah’ın büyüklüğünü gereÄŸi gibi takdir eden temiz akıl sahibi müminler hissedebilir. Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir. (Hac Suresi – 74)  … Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar ‘içleri titreyerek-korkar’. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır. (Fatır Suresi – 28)  Allah’ın varlığı ve büyüklüğünü takdir edemeyen insanlar, Allah’ı çok sevdiklerini iddia ederken, bunu ifade eden hiçbir eylemde bulunmazlar. Bununla beraber çeliÅŸkili tavırlar sergilerler. ÖrneÄŸin, eÅŸi ile tartışıp istemese de, hırslarından dolayı boÅŸanma kararı alan çift, cep telefonlarına gelecek bir barış mesajı için telefonun başında nöbet tutar ve mesaj geldiÄŸi anda anında okurlar. Oysa sahip olduÄŸumuz her ÅŸeyi bize lütfeden Yüce Allah, sevgimizi yöneltmemiz gereken en önemli varlıktır ve Rabbimizden bize gelen çok deÄŸerli bir mesaj vardır; Kuran-ı Kerim. Aslında ertelenmeden, acilen okunması ÅŸart olan tek mesaj Rabbimizden gelendir. Ahirette de eÅŸimizden gelen mesajdan deÄŸil, Kuran’dan sorulacağımızı bir ayette Rabbimiz ÅŸu ÅŸekilde haber vermektedir: Ve şüphesiz o (Kur’an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi – 44)  İman etmeyen insanlar, sahip oldukları her ÅŸeye kendilerinin ulaÅŸtığını zannederler. Allah’ın kendilerine verdiÄŸi maddi veya manevi özelliklerin de, yine kendilerinde var olan önemli bir özellikten dolayı verildiÄŸini düşünürler. Dedi ki: “Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiÅŸtir.” Bilmez mi ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uÄŸratmıştır. Suçlu-günahkârlardan kendi günahları sorulmaz. (Kassas Suresi – 78) Bu konu üzerinde biraz düşünelim. Çok güzel bir insan olabilirsiniz. GüzelliÄŸinizi siz mi tasarladınız? Ya da annenizin, siz doÄŸmadan önce bütün organlarınızın ÅŸekillenmesi ve güzelliÄŸinizin oluÅŸmasında bir etkisi oldu mu? DoÄŸduÄŸunuz günden beri hiç aksamadan atan kalbinizin çalışmasını siz mi saÄŸlıyorsunuz? Åžuursuz olduÄŸunuz uyku anında dahi nefes almayı size kim hatırlatıyor? Bütün bu konuları daha önce hiç düşünmemiÅŸ olabilirsiniz. Siz, üzerinde düşünmemiÅŸ olsanız da, vücudunuzdaki bütün organlar, doÄŸduÄŸunuz günden beri hiç aksamadan çalışmaya devam ediyor. Bize bunları lütfeden Rabbimizin gücü ve kudreti, sadece bedenimizdeki mucize sistemle sınırlı deÄŸildir. Acil olarak yapmamız gereken en önemli ÅŸey, Allah korkumuzu artıracak iman hakikatleri üzerinde düşünmek ve Rabbimizin büyüklüğünü hakkıyla takdir etmektir. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boÅŸuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateÅŸin azabından koru.” (Ali İmran Suresi, 191)  İbrahim Akın
Haber Yazari: I.Akin (İbrahim Akın)
... Yorum Yap |
GiriÅŸ Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |