|
Ateşle İmtihan
Kategori: Dini YazılarEklenme Tarihi: Ağu 7th, 2010Ekleyen: Fuat Turker
Yüce Allah, “mü’minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için” dünya hayatını yaratmış, kusursuz bir imtihan ortamı hazırlamıştır. “Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.” (Bakara Suresi, 155) ayetiyle bildirildiği gibi, insanlar çeşitli konularda sınanırlar. Zahiren kötü görüntülerle karşılaşıldığında sabırlı ve tevekküllü davranan müminler, imanlarını kanıtlar ve imanlarından kaynaklanan güzel davranışlarına kendileri de şahit olurlar. Hiç beklenmedik, olağanüstü bir olay olsa ve bunun sonuçları mümine zahiren zarar veriyor gibi de olsa, kesin bilgiyle iman eden mümin Allah’ın kendisi için belirlediği kadere tam teslimdir. Kadere teslimiyet, inanan insan için her zaman konfordur, huzurdur. Zorlu olaylardaki tevekkül ve sabır; güzellik ve lezzet oradadır. Peygamberimiz(sav) zamanında, “Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz.” (Ahzab Suresi, 10) ayetiyle haber verilir; müminler düşmanları tarafından her yönden sıkıştırılmışlardı. Zorlukla karşılaşınca ayetteki gibi, bir kısmı Allah hakkında zanlarda bulunuyorlardı. Daha önce iman ettiği halde –haşa- “Allah var mı yok mu?” şeklinde düşünüyorlardı. “Münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar” da Allah ve Resulü hakkında zanlarda bulunuyor, ” Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vaat etmedi…” diyorlardı. (Ahzab Suresi, 12) Diğer yandan bir kısım müminler “…(düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: “Bu, Allah’ın ve Resûlü’nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir.” Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı. (Ahzab Suresi, 22) ayetindeki gibi samimi müminler, Allah ve resulünün kendilerine vaat ettiğinin gerçek olduğunu söylüyorlardı. Ve yaşadıkları karşısında onların imanları artıyordu. İşte imtihan budur; makbul olan da budur. Bediüzzaman da Mektubat’ında verdiği örnekte zorluklara sabır göstermenin hikmetleri üzerinde durur ve şöyle söyler: İşte kömür gibi olan aşağı ruhları, elmas gibi olan yüksek ruhlardan ayırmak için, şeytanların yaratılışı, sorumluluk sırrı ve Peygamberlerin gönderilişi ile bir imtihan, cehd (çaba) ve müsabaka ortamı açılmış. Eğer cehd ve yarış olmasaydı, insan madenindeki elmas ve kömür hükmünde olan kabiliyetler beraber kalacaktı. Fuat Türker
Haber Yazari: Fuat Turker (Fuat Türker)
... Yorum Yap |
Giriş Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |