|
Babayiğit İle Ay Parçası
Kategori: HikayelerEklenme Tarihi: Mar 9th, 2011Ekleyen: admin
Bir babayiÄŸit ki, ama ne babayiÄŸit: Bir sekseni geçen boyu, oldukça kaslı vücudu, güçlü kolları, anadan sürmeli gözleri.. tam bir Anadolu delikanlısı. Köylü çocuÄŸuydu ama kendi köyünde pek eÄŸlenmez, gezerdi. Bazen yürüyerek giderdi, bazen atla giderdi. BaÅŸka köylere giderdi, kasabalara giderdi, ÅŸehirlere giderdi. GittiÄŸi yerlerde, yolun orta yerinden, sol eli cebinde, biçimlice yürürdü: Başı dik, alnı açık, göğüs ilerde. Okuma-yazma bilirdi. Köyünde okul yoktu ama gittiÄŸi kasaba ve ÅŸehirlerde orada bir harf, burada iki harf derken, epey bir ilerleme saÄŸlamış, önce yazmayı, sonra okumayı öğrenmiÅŸti. Yazma öğrenmeden okuma öğrenilemezdi. Yazısı pek güzeldi. Harfleri birbiri peÅŸisıra inci gibi dizer, sanki sanırsın yürüyüşe çıkmış asker bunlar. Savaşı sevmezdi. Tam bir barış taraftarıydı. Ne zaman elinde davul bir tellal görse ( PadiÅŸahın fermanıdır. Urumeliye sefere çıkılacak, asker toplansın. ) dendiÄŸini duysa, ortadan kaybolurdu. DaÄŸ-taÅŸ gezerdi. Her ne için olursa olsun, insanların birbirine düşman edilip, savaÅŸtırılmalarına karşıydı. Dili, milliyeti ayrı diye neden insanlar birbirini öldürürdü, aklı almazdı. İnsanlara yardım ederdi. Bilmem ne köyünün, bilmem ne adındaki aÄŸası, köylüyü mü eziyordu, haksızlık mı yapıyordu. O köylü güvercinin kanadıyla bir haber uçursa, hemen ertesi gün, aÄŸanın konağındaydı. Tatlı diliyle, güler yüzüyle aÄŸayı ikna eder, söz alırdı. Artık o aÄŸa, BabayiÄŸit’in, dünya-ahiret kardeÅŸiydi. Onuruna konakta eÄŸlenceler tertiplenir, ziyafetler verilirdi. Sonraki zamanlarda da BabayiÄŸit arada bir aÄŸanın konağına uÄŸrar, sohbet ederlerdi. Ay parçası. Ayın ondördü gibi güzel. O kız ki, güzel doÄŸmuÅŸ, büyüdükçe daha da güzelleÅŸmiÅŸ. Kendinden emin konuÅŸması, kaçamak bakışlarıyla dünya güzeli. BabayiÄŸit’in yolu Ay parçası’nın köyüne düşmüştü. İkisi, köy meydanında karşılaşınca olan oldu: BabayiÄŸitin göğsünün sol tarafında bir volkan patlamıştı. Alevli lavlar damarlarından vücuduna yayıldıkça, BabayiÄŸit’e ani bir titreme gelmiÅŸti. Ay parçası da BabayiÄŸit’ten farklı bir durumda deÄŸildi. İlk görüşte aÅŸk buydu iÅŸte. Birbirlerine sevdalanmışlardı. Günler günleri kovaladı. BabayiÄŸit ile Ay parçası, daÄŸda, bayırda sık sık buluÅŸuyor, konuÅŸup, koklaşıyorlardı. Birbirlerinden ayrılmayacaklarını söyleyip, evlenmek istiyorlardı. Ailelerine durumu açtıklarında, Ay parçası’nın babası, zengindi ama iyi niyetliydi. Olur, demiÅŸti. BabayiÄŸit’in babası ise, fakirdi ama kötü niyetliydi. Olmaz, demiÅŸti. Ben zengin kızını gelin istemem. Biz fakiriz, fakir oÄŸlana, fakir kız yakışır. Davul dengi dengine, oÄŸlumu vermem zengine. Zenginin parası çoktur, sevdası yoktur. BabayiÄŸit yalvardı, aÄŸladı ama babasını sözünden döndürmesi ne mümkün. Bu duruma sinirlenen zalim baba, evin samanlığına oÄŸlunu zincirle baÄŸladı. Hemen oracıkta oÄŸlunun göğsünü kızgın demirle daÄŸladı. BabayiÄŸit’in feryatlarına yer-gök aÄŸladı. Duyanlar, duymayanlara söyledi. Zalim baba tek başına. Ay parçası öksüz kaldı. SON Yazan: Serdar Yıldırım Gönderen İsim/Mail: Serdar Yıldırım / serdaryildirim1959@hotmail.com
Haber Yazari: admin (Kharon -)
...
Sosyal Etiketler: Ay > Babayiğit > babayiğit ile ay parçası > Hikayeler > Parçası > serdar yıldırım
Yorum Yap |
GiriÅŸ Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |