|
Bir tasarımcının seyir defteri
Kategori: Bilg/İnternetEklenme Tarihi: Haz 16th, 2010Ekleyen: admin
Tasarım kelimesini içeren faliyet, hayal gücümüzün bir kurallar çerçevesinde estetik dışa vurumu anlamına gelir. İzleme yeteneği estetik kaygılarımızla birleşirse uygulama şekli ne olursa olsun yaratıcı ve farklı görseller çıkarmaya ilk adımı atmış oluruz. Tasarımcı için en önemli odak noktası, çalışmak ve beyin dürtülerini konuya kanalize etmesidir. Az çalışan çok yenetekli birisinden, çok çalışan az yetenekli birisi daha iyi işler çıkarabilir. Burada en kritik nokta yapılan işe verilen değer, istikrarlı çalışmadır. Her işte olduğu gibi tasarımında bir çok kuralı vardır. Ama diğerlerine göre farkı tasarımda tasarımcı kendi kurallarını kendi oluşturur. Genel bir çerçeveye bağlı kalmak zorunda değildir. Kalmaması da gerekir. Sırdanlık tasarımcının en büyük düşmanıdır. Bunun olmaması da doğru etüt’le mümkündür. Tasarımcının en önemli el kitabı iç güdüleridir. Bir tasarımcı belli bir seviyeden sonra kendi yolunu sadece kendisinin çizmesi gerekir. Tasarıma yeni başlayanlar örnek çalışmaları izlemek ve kısmen kopyalamak yoluna gidebilirler. Altına imzamızı atmadığımız sürece bu kötü bir şey veya hırsızlık değildir. Bir tasarımcı için 3. boyut çok önemlidir. Eğer hayal gücümüzü doğru kullanmayı öğrenirsek tasarımı yaparken çevredeki materiallere değil kafamızda oluşturduğunuz şekle odaklanırız. Çünkü çevede esinlenebiliceğimiz bir çok şeyi beynimiz zaten depolamıştır. Bundan dolayı her an çevreyi izlemek ve incelemek çok önemlidir. Bir tasarıma başlarken yapılacak çalışmayı kafamızda canlandırmalıyız. Kafamızda oluşturduğumuz formları kağıda yansıtırken, ara fikirlerle bezemek hatta doğaçlama görseller eklemek çalışmayı zenginleştirecektir. İyi tasarımcı bu şekilleri kendine has tarzı ile yorumlayan kişidir. O an tüm egolarından kurtulur ve sadece oluşturacağı şekile odaklar kendini. Sonrasında yükselerek giden ve çalışmanın sonunda doruğa ulaşan bir çizgi ile seyreder tasarımcı. En sonunda kendimizin bile dönüp dönüp bakarak çok hoşlanacağı bir iş çıkmış olur. Burada benim çok hoşuma giden taraf bir önce ki çalışmalarımın gözüme basit ve acemice gelmeye başlamasıdır. Bu benim için “gelişmeyi gözlemlemek” demektir. Çok doğal bir durum vardır. Bir dönem kendimiz bitkin ve becereksiz hissederiz. Bu durumlar tasarımcının kendini zorlamasına neden olur. İyi bir iş çıkarmak isteriz ve saatlerce uğraşırız ama ortaya hiç te hoşumuza gitmeyen bir tablo çıkabilir. Bu durumlarda “zorlama” “kendini daha iyi hissedince devam edersin” der, birçok kişi. Bence bu yorum çok yalnıştır. Çünkü en büyük gelişmeyi aslında farketmeden bu anlarda yaşarız. “En hızlı gelişim bunalım anlarda olur” En çok korkulması gereken an kendimizi çok iyi ve her şeyi yapabilecek birisi olarak hissettiğimiz andır. Aşırı güven bu yolda ki en büyük düşmanlarımızdandır. İç güdülerimizi kullanarak beğenilen bir sanatçıya dönüşmek, sadece çok çalışma ve özgür düşünce ile mümkündür. Onur Fatih Güneş Gönderen İsim/Mail: onur fatih güneş
Haber Yazari: admin (Kharon -)
...
Sosyal Etiketler: bir tasarımcının seyir defteri > tasarım yetenek yol başarı sanat öğrenmek tasarımcılık yaratmak
Yorum Yap |
Giriş Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |