|
Franz Kafka’dan…
Kategori: Denemeler, GenelEklenme Tarihi: Åžub 15th, 2009Ekleyen: admin
Franz Kafka’dan… Düz bir yolda yürüyor olsaydım, tüm ilerleme isteÄŸine raÄŸmen hala gerisin geriye gitseydin, o zaman çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik, senin de aÅŸağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye doÄŸru kayması, bulunduÄŸun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluÄŸa kapılmana gerek yoktur… *** ‘Öf’ dedi fare. ‘Dünya da günden güne daralıyor. İlkin bir geniÅŸti ki, korktum, koÅŸtum ileri, uzakta saÄŸlı sollu duvarlar görür görmez dünyalar benim oldu. Ama bu uzun duvarlar da bir çabuk birbirlerine doÄŸru ilerliyor ki, en son odadaydım iÅŸte; orada, köşede kapana duruyor, gide gide kısılacağım kapana.’ Kedi: ‘Sen de öyleyse yönünü deÄŸiÅŸtir’ dedi ve fareyi yedi… *** Bir topluluÄŸu kontrol etmek, bireyi kontrol etmekten kolaydır. Bir topluluÄŸun ortak bir amacı vardır. Bireyin amacı ise her zaman için ÅŸaibelidir… *** Sevgi motorlu bir araç gibi problemsizdir, problem yaratanlar sadece kullanıcı, yolcular ve yoldur… *** Odandan çıkman gerekmez, masanda oturmaya devam et ve dinle… Dinleme bile, sadece bekle… Bekleme bile, gerçekten sakin ve yalnız ol; dünya özgürce sunacaktır kendini sana… Maskesinden sıyrılmak için baÅŸka seçeneÄŸi yok huÅŸu içinde yuvarlanacaktır ayaklarının dibine… *** GüzelliÄŸi görme yeteneÄŸini kaybetmeyen asla yaÅŸlanmaz… *** İnsanın belli baÅŸlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet’ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli baÅŸlı sadece bir günahları var: sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuÅŸlardı, sabırsızlıklarından ötür geri dönemiyorlar… *** Belirli bir noktadan sonra geri dönüş yoktur. Bu noktaya eriÅŸmek de gerekir… *** Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok… *** Dünyayla aranızdaki kavgada dünyayı arkanızda bırakın… *** “İnanç yoksunu olduÄŸumuz söylenemez. Sadece yaşıyor olmamız bile, tüketilemeyecek bir inanç deÄŸeridir.” “NeresindeymiÅŸ bunun inanç deÄŸeri? YaÅŸamamak elde deÄŸil ki?” “İşte inancın insanı çıldırtacak büyük gücü, bu ‘elde deÄŸil ki’dedir, bu olumsuzlamada açığa vurur kendini”… *** Olumsuz davranışlarda bulunmak bizden istenir, olumlu davranışlar ise zaten bizimdir… *** Bir kitap, içimizdeki donmuÅŸ denize indirilmiÅŸ bir baltadır… *** Aylaklık bütün kötülüklerin kaynağı, bütün erdemlerin tacıdır… *** Kargalar, bir tek karganın göğü yok edebileceÄŸini ileri sürer. Ona kuÅŸku yok; ama göklerin kulağı duymaz böyle bir savı; çünkü gökler kargaların yokluÄŸu demektir… *** “YaÅŸama baÅŸladığın anda iki görev; sınırlarını daraltmak ve bu sınırları aÅŸtığın anlarda da gizlenmeyi baÅŸarıp baÅŸaramadığını her an sorgulamak… *** “Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluktur…” *** Bir elmanın birbirinden farklı görünüşleri olabilir: masanın üstündeki elmayı bir an olsun görebilmek için boynunu uzatan çocuÄŸun görüşü ve bir de, elmayı alıp yanındaki arkadaşına rahatça veren evin efendisinin görüşü… *** BilgeliÄŸin baÅŸladığına ilk iÅŸaret, ölmek isteÄŸidir. Bu yaÅŸam dayanılmaz görülür, bir baÅŸkası ise eriÅŸilmez. İnsan ölmek istediÄŸi için utanmaz artık; nefret ettiÄŸi eski hücresinden alınıp ilk iÅŸi nefret etmek olacağı yeni hücresine konulmak için yalvarıp yakarır. Bunda belli bir inancın kalıntısı da etkilidir. Taşınma sırasında efendi koridorda görünecek tutuklaya şöyle bir bakacak ve diyecektir ki: “Bu adamın yeniden hücreye kapatılmasına gerek yok. O bana geliyor artık…” *** Kötünün elindeki en ayartıcı silah, savaÅŸa çaÄŸrıdır. Kadınlarla yapılan savaÅŸa benzer ki sonu yatakta biter… *** Tinsel bir dünyadan baÅŸka bir ÅŸeyin bulunmadığı gerçeÄŸi elimizden umudumuzu alır, ama bize bir kesinlik bağışlar… *** Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol… *** Gerçek bir düşmandan sınırsız bir cesaret akar içinize… *** Bir zamanlar anıtsal bir topluluÄŸun bir parçasıydı. Yüksek bir merkezin çevresinde, inceden inceye düşünülmüş bir düzenle, askerliÄŸi, sanatları, bilimleri ve el sanatlarını temsil eden simgesel figürler dizilmiÅŸti. Bu çok sayıda figürlerden biri de oydu. Åžimdi ise topluluk dağılalı uzun bir süre oldu; en azından o, topluluktan ayrıldı ve kendi yolunda ilerliyor. Artık uzunca bir süredir eski mesleÄŸi bile elinde yok. Hatta bir zamanlar neyi temsil ettiÄŸini bile unutmuÅŸtur. Galiba asıl iÅŸte bu unutuÅŸ bir çeÅŸit hüzüne, güvensizliÄŸe, huzursuzluÄŸa, kaybolup giden zamanların, ÅŸimdiki zamanı bulandıran, bir çeÅŸit özlenmesine yol açıyor. Ama yine de bu özleyiÅŸ, insanın yaÅŸama gücünün önemli bir öğesidir, ya da belki de o gücün ta kendisidir… *** Yıllar önce birgün, tabii oldukça üzgün bir halde, Laurenziberg yamaçlarında oturuyordum. YaÅŸamdan dilediklerimi gözden geçiriyordum. En önemli ya da bana en çekici geleni, bir yaÅŸam görüşü kazanma dileÄŸiydi(ve -bu tabii ki onun zorunlu bir kısmıydı- yazarak bu hayat görüşünün doÄŸruluÄŸuna baÅŸkalarını ikna etmekti); öyle ki yaÅŸam yine kendi doÄŸal, keskin iniÅŸ çıkışlarını koruyacak ama aynı zamanda aynı açıklıkta bir hiç, bir rüya, bir boÅŸlukta dolanıp duruÅŸ olarak kabul edecekti. Güzel bir dilekti belki, ama eÄŸer doÄŸru dürüst dilemiÅŸ olsaydım onu… *** “Sein” sözcüğü Almancada iki anlama gelir: ‘Var olmak’ ve ‘Onun olmak’… *** Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki sadece sayısal bir uyumsuzluÄŸa benziyor… *** Öte tarafa göçenlerden birçoÄŸunun gölgesi, ölüm ırmağının dalgalarını durmaksızın yalar; çünkü ırmak bizim bulunduÄŸumuz yerden o tarafa akar ve hala bizim denizlerimizden tuzlu tadını taşır. Sonra birden tiksintiyle kabarır ırmak, gerisin geriye akar ve ölüleri yeniden yaÅŸamın içine bırakır. Ama ölüler mutludur; şükran türküleri söyleyip gazaba gelmiÅŸ ırmağı okÅŸayıp severler… *** Düz bir yolda yürüyor olsaydın, tüm ilerleme isteÄŸine raÄŸmen hala gerisin geriye gitseydin, o zaman bu çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik senin de aÅŸağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye doÄŸru kayması, bulunduÄŸun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluÄŸa kapılmana gerek yoktur… *** Kafesin biri, bir kuÅŸ aramaya çıktı… ***
Haber Yazari: admin (Kharon -)
...
Sosyal Etiketler: adımlarının geriye doğru kayması > bir gün bir kafes. kuş aramaya çıkar FRANZ KAFKA etiketi > bulunduğun yerin durumundan ileri gelebilir > düz bir yolda yürüyor olsaydın > etiketi > franz kafka otur bekle etiketi > o zaman bu çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik > o zaman da umutsuzluğa kapılmana gerek yoktur. etiketi > senin de aşağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre > tüm ilerleme isteğine rağmen hala gerisin geriye gitseydin
Yorum Yap |
GiriÅŸ Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |