Makalem.Net | Makale makaleler denemeler hikayeler dini makaleler yazılar ve yorumlar… Yazmak bitmez, kalem yorulmaz...
Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji
             
makale
Makalem.Net sitesinde yazılarınızın yayınlanması için kolayca üye olup yazılarınızı gönderebilirsiniz. Sitemizde bilgisayar, ekonomi, borsa, hisse,teknoloji,edebiyat,...
15/03/09 - 1:45 Yorum sayisi 12(12)

 

_”Hocam, en iyisi cesetleri siz de görün.Bu konuda daha iyi fikir sahibi olursunuz.dedi ve devam etti.

_”Yanlız sizin için gerekli makamlardan izin almamız gerekecek.Sanırım bu en az bir hafta sürer.Sizi ben izin aldığımızda ararım.”

 Dokto yazinin devami...

...
20/10/11 - 9:23 Yorum sayisi 0(0)

Ağzım bir karış açık doktoru dinliyordum.

_” Ne yani dedim.Cesetler mumyalanmış mı?Doktor:

_”Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre hayır mumyalanmamışlar.Ya bizim bilmediğimiz bir kimyasalla korunmuşlar.Ya da  her nasılsa böyle bozulmadan kalabilmiş yazinin devami...

...
12/10/11 - 9:41 Yorum sayisi 0(0)
HANGİ ÇAĞDA YAŞIYORUZ?
Kategori: DenemelerEklenme Tarihi: Ağu 25th, 2010Ekleyen:
{lang: 'tr'}

Medeniyet, uygarlık, çağdaşlık, asrilik, muasırlık, modernlik vs.
İnsanoğlu zaman zaman, şimdinin gerisinde kalan her şeyi geçmiş olarak niteleyip, sözde geleceğe yatırım yapmak ve geleceğe farklı bakmak adına insan olmanın şanına yaraşan veya yaraşmayan her türlü değişikliği gerçekleştirmeye yönelik adımlar atmış ve attığı adımlar içerisinde insanlığı olumsuz sonuçlara götüren durumlarda da çoğu zaman geçmişi ve geçmişte insan onurunu yüceltmiş olan manevi değerleri suçlamıştır. Atılan adımların neticesi hüsran olunca yapılacak ilk iş suçlayacak birilerini aramak olmamalıydı oysa.

Geçmiş, ders almamız için zaman zaman açıp okumamız gereken ve okudukça uzayan, bitmek bilmez sayfaları olan bir kitaptır. Günlük hayatında gerek iki satırlık bir metni okumaktan aciz olan insanların geçmişi okumaya kalkması ve gerekse kütüphaneler dolusu kitaplar okumuş her bilgiye malik olduğunu sanan mütekebbir insanların da hayatı sadece kendi arzu ve istekleri doğrultusunda yaşamaya çalışması ve bu şekilde geçmişi yoklaması, her defasında geleceğe yönelik yanlış adımların atılmasına sebep olmuştur. Atılan her yanlış adım beraberinde ciddi sorunlar doğurmuş; fakat geçmişinden ders almak yerine kendi aklına bağlı kalıp kibirle göğüs kabartan insanların şahsiyetsizliği yüzünden insanoğlu çeşitli sorunlarına çözümler bulmak ve medenileşmek adına atılan her adımda bazen insan dışı, diğer canlılara imrenecek kadar karakteristik boyutta geriye dönük uzun mesafeler katetmiştir! Oysa mesafeler manevi olarak ileriye dönük katedilmeliydi.

Bir zamanlar bir takım gelişmelerin sağlanabilmesi için asırların geçmesi gerekliliğini kabul edip sabır ve sebat içinde saniyelerini edeple medeni bir şekilde geçirmeyi bilen erdem sahibi olan insanlar, bugün asırlara bedel gelişmeler karşısında çılgınca koşuşturmacalar içinde medeniyet çıtasının neresinde olduğunu göremeyecek, düşünmek istemeyecek ve düşünmeye vakit bulamayacak kadar kendilerini medeniyet kavramının manevi anlamının dışına sürüklüyorlar. Çağ atladıkça sözde çağdaşlaşıyor insanoğlu. Ne yazık ki medenileşmek de tıpkı diğer kavramlar gibi aslından uzaklaştırılıyor insanlarca.

Medenileşmeyi giydiğimiz giysilerden tutun da günlük hayatta kullandığımız her türlü mekanik araç ve gereçlerdeki gelişmişlik düzeyimizle eş değer boyutta irdelemeye kendimizi çok kötü bir şekilde alıştırdık. Manayı bırakıp farkında olarak veya farkında olmadan maddeye taassup düzeyinde bir bağ ile bağlandık. Maddi durumumuzu medenileşmeyi tanımlarken tek ölçüt olarak ele almaya başladık. Hırs, heves, makam tutkusu ve nefsi arzular medenileşme sürecimizi baltalarken biz maneviyatımızda açılan derin yaraların sızını maddi merhemlerle dindirebileceğimizi sanıyoruz hala. Mevlana’nın asırlar önce yazdığı reçeteyi uygulamayı düşünebilecek zihinlerden her geçen gün biraz daha yoksunlaşıyoruz. İşte Mevlana’nın reçetesi:

“Şu dört kuşun kafalarını kes:

Ördek hırstır, horoz ise şehvet,

Tavus kuşu gösterişlidir, makamlara heves,

Karga nefsindir, kafalarını kes.”

Hırs ile ördekleşmek, şehvete kapılıp horozlaşmak, gösteriş müptelası bir tavus kuşu misali makamlara heveslenmek ve nefsin diliyle konuşarak kargalaşmak; kısacası her halükarda hayvanlaşmak

Yaşadığımız çağ, medeniyetin Mevlana’nın maneviyat ikliminin özünden yoksunlaştırılması karşısında bize şu üzücü gerçeği haykırıyor: “Çağ atladıkça medenileşmesi beklenen insanoğlu her yeni gelen çağda biraz daha hayvanlaşıyor.”

Ve ötelerden, Yunus Emre’den gelen bir ses daima çınlatır sağırlaşmış kulaklarımızı:

“Mal da yalan, mülk de yalan,

Var biraz da sen oyalan”

Ama insan gibi oyalan…

Ve unutma şunu sakın,

Artık tek dişi yok

Medeniyet bildiğin canavarın…

Hamdullah EROL

(23.08.2010)

{lang: 'tr'}
Haber Yazari: fenbil0168 ( )
...

Yorum Yap

Giriş



Son Yorumlar

Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji