|
HANGİ ÇAĞDA YAŞIYORUZ?
Kategori: DenemelerEklenme Tarihi: Ağu 25th, 2010Ekleyen: fenbil0168
Medeniyet, uygarlık, çağdaşlık, asrilik, muasırlık, modernlik vs. Geçmiş, ders almamız için zaman zaman açıp okumamız gereken ve okudukça uzayan, bitmek bilmez sayfaları olan bir kitaptır. Günlük hayatında gerek iki satırlık bir metni okumaktan aciz olan insanların geçmişi okumaya kalkması ve gerekse kütüphaneler dolusu kitaplar okumuş her bilgiye malik olduğunu sanan mütekebbir insanların da hayatı sadece kendi arzu ve istekleri doğrultusunda yaşamaya çalışması ve bu şekilde geçmişi yoklaması, her defasında geleceğe yönelik yanlış adımların atılmasına sebep olmuştur. Atılan her yanlış adım beraberinde ciddi sorunlar doğurmuş; fakat geçmişinden ders almak yerine kendi aklına bağlı kalıp kibirle göğüs kabartan insanların şahsiyetsizliği yüzünden insanoğlu çeşitli sorunlarına çözümler bulmak ve medenileşmek adına atılan her adımda bazen insan dışı, diğer canlılara imrenecek kadar karakteristik boyutta geriye dönük uzun mesafeler katetmiştir! Oysa mesafeler manevi olarak ileriye dönük katedilmeliydi. Bir zamanlar bir takım gelişmelerin sağlanabilmesi için asırların geçmesi gerekliliğini kabul edip sabır ve sebat içinde saniyelerini edeple medeni bir şekilde geçirmeyi bilen erdem sahibi olan insanlar, bugün asırlara bedel gelişmeler karşısında çılgınca koşuşturmacalar içinde medeniyet çıtasının neresinde olduğunu göremeyecek, düşünmek istemeyecek ve düşünmeye vakit bulamayacak kadar kendilerini medeniyet kavramının manevi anlamının dışına sürüklüyorlar. Çağ atladıkça sözde çağdaşlaşıyor insanoğlu. Ne yazık ki medenileşmek de tıpkı diğer kavramlar gibi aslından uzaklaştırılıyor insanlarca. Medenileşmeyi giydiğimiz giysilerden tutun da günlük hayatta kullandığımız her türlü mekanik araç ve gereçlerdeki gelişmişlik düzeyimizle eş değer boyutta irdelemeye kendimizi çok kötü bir şekilde alıştırdık. Manayı bırakıp farkında olarak veya farkında olmadan maddeye taassup düzeyinde bir bağ ile bağlandık. Maddi durumumuzu medenileşmeyi tanımlarken tek ölçüt olarak ele almaya başladık. Hırs, heves, makam tutkusu ve nefsi arzular medenileşme sürecimizi baltalarken biz maneviyatımızda açılan derin yaraların sızını maddi merhemlerle dindirebileceğimizi sanıyoruz hala. Mevlana’nın asırlar önce yazdığı reçeteyi uygulamayı düşünebilecek zihinlerden her geçen gün biraz daha yoksunlaşıyoruz. İşte Mevlana’nın reçetesi: “Şu dört kuşun kafalarını kes: Ördek hırstır, horoz ise şehvet, Tavus kuşu gösterişlidir, makamlara heves, Karga nefsindir, kafalarını kes.” Hırs ile ördekleşmek, şehvete kapılıp horozlaşmak, gösteriş müptelası bir tavus kuşu misali makamlara heveslenmek ve nefsin diliyle konuşarak kargalaşmak; kısacası her halükarda hayvanlaşmak… Yaşadığımız çağ, medeniyetin Mevlana’nın maneviyat ikliminin özünden yoksunlaştırılması karşısında bize şu üzücü gerçeği haykırıyor: “Çağ atladıkça medenileşmesi beklenen insanoğlu her yeni gelen çağda biraz daha hayvanlaşıyor.” Ve ötelerden, Yunus Emre’den gelen bir ses daima çınlatır sağırlaşmış kulaklarımızı: “Mal da yalan, mülk de yalan, Var biraz da sen oyalan” Ama insan gibi oyalan… Ve unutma şunu sakın, Artık tek dişi yok Medeniyet bildiğin canavarın… Hamdullah EROL (23.08.2010)
Haber Yazari: fenbil0168 ( )
... Yorum Yap |
Giriş Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |