Makalem.Net | Makale makaleler denemeler hikayeler dini makaleler yazılar ve yorumlar… Yazmak bitmez, kalem yorulmaz...
Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji
             
makale
Makalem.Net sitesinde yazılarınızın yayınlanması için kolayca üye olup yazılarınızı gönderebilirsiniz. Sitemizde bilgisayar, ekonomi, borsa, hisse,teknoloji,edebiyat,...
15/03/09 - 1:45 Yorum sayisi 12(12)

 

_”Hocam, en iyisi cesetleri siz de görün.Bu konuda daha iyi fikir sahibi olursunuz.dedi ve devam etti.

_”Yanlız sizin için gerekli makamlardan izin almamız gerekecek.Sanırım bu en az bir hafta sürer.Sizi ben izin aldığımızda ararım.”

 Dokto yazinin devami...

...
20/10/11 - 9:23 Yorum sayisi 0(0)

Ağzım bir karış açık doktoru dinliyordum.

_” Ne yani dedim.Cesetler mumyalanmış mı?Doktor:

_”Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre hayır mumyalanmamışlar.Ya bizim bilmediğimiz bir kimyasalla korunmuşlar.Ya da  her nasılsa böyle bozulmadan kalabilmiş yazinin devami...

...
12/10/11 - 9:41 Yorum sayisi 0(0)
Hayata Dair
Kategori: Denemeler, GenelEklenme Tarihi: Nis 4th, 2009Ekleyen:
{lang: 'tr'}

Geçenlerde duyduğum bir sözün benim hayatıma bu kadar çok yön verebileceğini hiç düşünmemiştim… Sözü duyduğum ilk dakikadan itibaren dedim ki; tam benim duygularıma ve şuan ki yaşantıma tercüman olmuş bir söz… O söz şöyle dökülüyordu ağızdan; “SU DOLU BİR BARDAĞIN İÇİNDE BİR DAMLA ZEYTİNTAĞI OLMALI İNSAN, HEM BARDAĞIN İÇERİSİNDE KALMALI HEMDE SUYA KARIŞMAMALI…”

Neyi çağrıştırıyordu bu söz bana? Gerçek manada uzun uzun düşündüm, gerçekten çok anlamlıydı… Bir yaşantın var ve yaşantının içinde bir sürü farklı yaşamlarla iç içesin, sen onlarla yaşamaya mecbursun fakat kendi yaşantını devam ettirerek nasıl kalabilirsin başka yaşamların içinde… İşte tam buna tercümandı o söz… Başka yaşamların içinde kendin olabilmekti esas olan…
Bu sözün beni bu kadar çok etkilemesinin gerçek sebebi; galiba şuan içinde bulunduğum ve kendi yaşantımın çok dışında olan bir hayatın içine girmiş olmamdır. Şöyle diyebilirim ki farklı kültürlerden, dinlerden insanların bulunduğu bir hayattan, onlarla yaşamaya mecbursun, onlarla beraber oturup kalkıyor, beraber yiyip içiyorsun ve ne olursa olsun kendi yaşantını onlara yansıtıp onların yaşamlarından ayrılmak mecburiyetindesin. Ve özünü, benliğini koruyup asla kaybetmeme telaşında olmalısın…
Evet, bir süreliğine vatanımdan, kendi insanımdan uzaktayım… Başka dinlerdeki insanların oluşturduğu sentezin içinde sadece tek bir bireyim ve o sentezin içinde sağlam kalmanın tek yolu sadece benliğimi korumak ve özümü yansıtmaktır.
Fakat böyle bir durum benim yaşantımda bu şekilde olabilir. Bende böyle, bu şekilde bir ayrıcalık vardır ama şöyle düşünürsek aynı dilde, aynı dinde olup ta yinede benliğini yansıtamazsa bir insan yine hayatın karanlıklarına gömülmekten öteye gidemez çünkü ne olursa olsun kendi olabilmeli ki kendi fikir ve duygularıyla dimdik kendi olarak durabilsin yaşama karşı…
Bence her insan kendi başına bir ağaç gibidir ve fırtınalara karşı yenilmemek için önce kökleri sağlam olmalıdır… Benim gözümde o kökler bir insanın benliği, özü, öz yaşamıdır… Şöyle ki bir insanın benliğini, özünü, öz yaşamını ne kadar tek olarak var ederse, o kadar sağlam olur hayata karşı. Yani kendi yaşımı ile var olmalı ki diğer yaşamlarda gücüne güç katabilsin… Köklerini yani özünü öz olarak tutmadıysa bir insan önce dallarını kaybetmeye mahkûmdur ve daha sonra çürüyüp hayatın karanlığına gömülüvermiş bulur kendini…
Herkes farklı insanlarla yaşamak zorundadır. Hiç kimse kendini diğer yaşamlardan soyutlayıp atamaz… Mutlaka hayatta kalmak için birlik ve beraberliğe gereksinimiz vardır ama kendinin de ayrıcalık sahibi olduğunu bilmeli ve başka yaşamların içinde kendine başkası olarak yer aramamalıdır, kendi olmalıdır… Zaten başka yaşamların içinde kalmayı düşünürse bir kişi küçük bir noktacıktan öteye dahi gidemez…
Söyle özetlemek gerekirse bir oyun içerisinde hiç oynamadan kalabiliyorsa insan, o zaman kendi varlığını kendi olarak sürdürebiliyordur. Ne olursa olsun kendimiz olduğumuz sürece varız… Herkesin su dolu bir bardağın içinde bir damla zeytinyağı olabilmeyi başarmaları dileklerimle…
Selam ve dua ile…
Allah’ın Rahmeti Üzerinize Olsun…
Dürriyekta

{lang: 'tr'}
Haber Yazari: Durriyekta ( )
...

4 Yorum gonderildi. “Hayata Dair”

  1. Durriyekta diyor ki:

    Evet cok haklisiniz Burcu Hanim… Suan yasadigim yer itibari ile özü kaybetmenin ne denli kötü bir sey oldugunu daha iyi anlamis bulunmaktayim…. Gercekten kacinilmaz birsey tamma cok zor belki ama oyle olmamakta imkansiz degil… Yani azicik bir özveri esasinda düzenler herseyi… ama bizler genellikle kolay yolu seçmeyi kabulleniyoruz… fakat Ne olursa olsun vatan, millet, din gibi özünu kaybetmis insanalrin isteselerde saglam bir sekilde ayakta duramayacaklarini bilmiyoruz…… artik bunu düsünemiyorum… Cünkü özünu kaybetmis bir insan yikilmaya mahkumdur… :(

  2. burcu diyor ki:

    bnce bulundugu yerin şartlarına ayak uydrmak ister insan onlar gbi düşünmek onlar gibi olmak ve onlar gibi yaşamk bir süre sonra istemeden onlar gibi olmaya başlar kii bu kaçınılmaz bir grcektir ama kendi benliğini kültürünü ve bağlı olduğu birçok şeye sırtını dönmeden yaşayan insanlarda vardır az br topluluğu oluştursalarda bu insanları tebrik etmek gerekir..

  3. Durriyekta diyor ki:

    Yorumlarınız için teşekkürler…

  4. lesamurai diyor ki:

    Bizleri yaradan isteseydi hepimizi aynı ırk ve dilde hatta dinde yaratırdı.O bizleri birbirimizi tanımak,anlamak için öyle yarattı.Düşünsenize herkes aynı dili konuşuyor,aynı dine mensup,aynı renkte,aynı anlayışta şahsen böyle bir dünya benim hiç hoşuma gitmezdi.Dediğiniz gibi insanlar içinde bir insan olmak ama benliğini,kimliğini,kültürünü unutmamak gerekir.Farklılıklar insanoğlunu zenginleştirir ve durağanlıktan kurtarır…

Yorum Yap

Giriş



Son Yorumlar

Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji