Makalem.Net | Makale makaleler denemeler hikayeler dini makaleler yazılar ve yorumlar… Yazmak bitmez, kalem yorulmaz...
Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji
             
makale
Makalem.Net sitesinde yazılarınızın yayınlanması için kolayca üye olup yazılarınızı gönderebilirsiniz. Sitemizde bilgisayar, ekonomi, borsa, hisse,teknoloji,edebiyat,...
15/03/09 - 1:45 Yorum sayisi 12(12)

 

_”Hocam, en iyisi cesetleri siz de görün.Bu konuda daha iyi fikir sahibi olursunuz.dedi ve devam etti.

_”Yanlız sizin için gerekli makamlardan izin almamız gerekecek.Sanırım bu en az bir hafta sürer.Sizi ben izin aldığımızda ararım.”

 Dokto yazinin devami...

...
20/10/11 - 9:23 Yorum sayisi 0(0)

Ağzım bir karış açık doktoru dinliyordum.

_” Ne yani dedim.Cesetler mumyalanmış mı?Doktor:

_”Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre hayır mumyalanmamışlar.Ya bizim bilmediÄŸimiz bir kimyasalla korunmuÅŸlar.Ya da  her nasılsa böyle bozulmadan kalabilmiÅŸ yazinin devami...

...
12/10/11 - 9:41 Yorum sayisi 0(0)
Kötülüğü Örgütleyip Düzenleyenler
Kategori: Dini Yazılar, MakalelerEklenme Tarihi: Oca 28th, 2010Ekleyen:
{lang: 'tr'}

Yeryüzünde yaşayan genç yaşlı, kadın erkek milyonlarca insanın pek çok farklı özelliklerine rağmen ortak bazı yönleri vardır. Bunlardan biri kötülük yapma hissidir. Genelde bütün insanlarda bu his vardır. Ancak bazı insanlar, ihtiyaç duyduğunda içlerindeki bu isteği harekete geçirebilir. Genellikle çevresinden tepki almaktan çekinen bu insanlar akıllarındaki kötülükleri ortaya koymaktan kaçınır ve gizli olarak yaparlar.

Peki, milyonlarca insan bu ortak dili nereden öğrenmiştir? İnsanları kötülük yapmaya sürükleyen, teşvik eden sebep nedir? Sorunun cevabı; amacı bu ortak dili tüm dünyaya yayarak kendi gibi zalim ve acımasız toplumlar oluşturmak olan şeytandır. Şeytan insanların zarar görmesi için elinden geleni yapmış ve kıyamete kadar da yapacağına yemin etmiştir. Bu gerçek Kuran’da şöyle geçer:

Dedi ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoÄŸru yolunda (pusu kurup) oturacağım. Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, saÄŸlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoÄŸunu şükredici bulmayacaksın.” (Araf Suresi, 16–17)

“(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediÄŸi dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir…” (Yusuf Suresi, 53) ayetinden de anlaşıldığı gibi, ÅŸeytan ve nefis insana var gücüyle kötülüğü emreder.

Şeytanın tuzağına düşen kimi insanlar dünyada sahip olmak istedikleri her şeyi şeytanın yöntemiyle elde edeceklerini düşünürler. Kuran ahlakından uzak yaşayan insanlar şeytanın yolundan gider ve nefislerinin arzu ettiği şeyleri yapmak için sınır tanımazlar. Vicdanlarının sesini bastırıp çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Bu tip insanlarla hayatımızda sıkça karşılaşırız.

‘Görmedin mi, biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar.’  (Meryem Suresi / 83)

Şimdi şeytanın emrine giren, kötülüğü örgütleyip düzenleyen insanlardan bahsedelim. Müminlerin arasında yaşayan ve mümin taklidi yapan münafıklar, gerçekte iman etmedikleri halde iman etmiş gibi gözüküp müminlerin arasında çıkar elde etmeye çalışırlar. Ancak isteklerine ulaşamadıkları noktada müminlerin arasından ayrılıp onlara zarar vermek için örgütlenirler ve aralarındaki birliği bozmaya çalışırlar. Şeytanı dost edinen bu insanlar son derece bencil, nankör ve güvenilmezdir. İyiliğe engel olup kötülük yapmak için yarışırlar. Amaçları müminlere zarar vermektir ve bunun için iftira atmaktan dahi kaçınmazlar.

İnsanlardan öyleleri vardır ki: ‘Biz Allah’a ve ahiret gününe iman ettik’ derler; oysa inanmış deÄŸillerdir. (Sözde) Allah’ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve ÅŸuurunda deÄŸiller. Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır. (Bakara Suresi, 8–10)

Şeytani planlar yapan bu insanlar genelde geceleyin örgütlenirler. Gizlilikle yürüttükleri planlarla müminlere zarar vermeye çalışırlar. Ancak Allah her zaman müminlerin yanındadır ve kötülükleri tasarlayıp kuranlar için acı bir azabı müjdelemektedir.

Onlar, insanlardan gizlerler de Allah’tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoÅŸnut olmayacağı ÅŸeyi ‘geceleri düzenleyip kurarlarken,’ onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuÅŸatandır.(Nisa Suresi,108)

Kuran’da münafık karakterine örnek gösterilen Samiri, Hz. Musa’nın kavminde yer almasına rağmen Musa’nın yokluğunda kavmi şaşırtıp doğru yoldan saptırmak için elinden geleni yapmıştır.

Dediler ki: “Biz sana verdiÄŸimiz sözden kendiliÄŸimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eÅŸyalarından birtakım yükler yüklenmiÅŸtik, onları (ateÅŸe) attık, böylece Samiri de attı.”Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, “İşte, sizin ve ilahınız, Musa’nın ilahı budur; fakat (Musa) unuttu” dediler. (Taha Suresi, 87 -88)

Kötülüğü örgütleyip planlayanlar geçmişte de vardı, bugün de varlığını devam ettiriyor.

Günümüzde dışarıdan bakıldığında oldukça insancıl ve iyi hizmetler verdiği düşünülen masonlar, gerçekte ‘dinsiz bir dünya’ oluşturma çabasındadır. Masonluğun temeli ‘hümanizm’ felsefesidir. Hümanist felsefe akımının öncüsü olan Julian Huxley :

‘‘Ben “hümanist” kelimesini kullanırken, insanın, aynı bir bitki ya da hayvan gibi, doÄŸal bir varlık olduÄŸunu kastediyorum. Yani insanın bedeni, zihni ve ruhu, doÄŸa üstü bir güç tarafından yaratılmamış, aksine evrim süreci sonunda oluÅŸmuÅŸtur. Dolayısıyla insan, herhangi bir doÄŸa üstü gücün kontrolü ya da yol göstericiliÄŸine deÄŸil, sadece kendi varlığına ve kendi gücüne inanmalıdır.’’ (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.)

Sözleriyle masonluğun temelinin dinsizliğe dayandığını ispatlamaktadır. Masonlar gizli bir örgüttür ve kendi çıkarları doğrultusunda her şeyi yapabilecek zihniyettedirler.

‘Gizli toplantıların fısıldaÅŸmalarından’ (kulis) men’ edilip sonra men’ edildikleri ÅŸeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber’e isyanı (aralarında) fısıldaÅŸanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah’ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: “Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya.” derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiÅŸ yeridir. (Mücadele Suresi,8)

Hz. Adem’den bugüne kadar faaliyetlerine devam eden şeytan, insanları kendisiyle birlikte cehennem ateşine sürüklemek için çabalarını kıyamete kadar devam ettirecektir. Ona uyanlar için ise Allah’ın büyük azabı mutlaka gerçekleşecektir.

‘Artık ‘kötülüğü örgütleyip düzenleyenler’, Allah’ın, kendilerini yerin dibine geçirmeyeceÄŸinden veya ÅŸuuruna varamayacakları yerden azabın gelmeyeceÄŸinden emin midirler?’ (Nahl Suresi,45)

{lang: 'tr'}
Haber Yazari: Altug Ozturk ( )
...

Yorum Yap

GiriÅŸ



Son Yorumlar

Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji