Makalem.Net | Makale makaleler denemeler hikayeler dini makaleler yazılar ve yorumlar… Yazmak bitmez, kalem yorulmaz...
Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji
             
makale
Makalem.Net sitesinde yazılarınızın yayınlanması için kolayca üye olup yazılarınızı gönderebilirsiniz. Sitemizde bilgisayar, ekonomi, borsa, hisse,teknoloji,edebiyat,...
15/03/09 - 1:45 Yorum sayisi 12(12)

 

_”Hocam, en iyisi cesetleri siz de görün.Bu konuda daha iyi fikir sahibi olursunuz.dedi ve devam etti.

_”Yanlız sizin için gerekli makamlardan izin almamız gerekecek.Sanırım bu en az bir hafta sürer.Sizi ben izin aldığımızda ararım.”

 Dokto yazinin devami...

...
20/10/11 - 9:23 Yorum sayisi 0(0)

Ağzım bir karış açık doktoru dinliyordum.

_” Ne yani dedim.Cesetler mumyalanmış mı?Doktor:

_”Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre hayır mumyalanmamışlar.Ya bizim bilmediğimiz bir kimyasalla korunmuşlar.Ya da  her nasılsa böyle bozulmadan kalabilmiş yazinin devami...

...
12/10/11 - 9:41 Yorum sayisi 0(0)
Kültürümüz Karbonari Olmamalı
Kategori: MakalelerEklenme Tarihi: Mar 7th, 2010Ekleyen:
{lang: 'tr'}

Medeniyet tarihinde insan-kültür teması, vazgeçilmezlerin ağında yerini almıştır. İç donanımı itibariyle, iç dünyanın heykelini ikame eyleme meselesi de mevzudan uzak değildir. İnsanın kendi paradigmasında deforme olmayacağı üss-ül esaslardan birisidir kültür/insanlık ağacı.. Medeniyet takviminde en pırlanta yıl, en şa’şalı ay, en haşmetli gündür kültür (veya insanlığa giden yol).

Hakiki insanlığa zerkedilen sinerji konumundaki bu global yetinin, atıl bir ortama sunabileceği pek bir şey olmasa gerek.. İnsanlığı kalkındıran ve ona kalb-kafa izdivacını hediye eden de bu yelpazedir.

Günlük hayattaki her türlü münasebetlerin adesesinde; yürümede-oturmada-kalkmada bu yaklaşımın tebellür etmesi gerekmektedir. Hayatın şebabet ve taravetinde huzurun yakalanması, ideal kültür aynasında kendimizi görebilmekle mümkün olacaktır. İdeal kültür mefkuresinde; komşuya yaklaşım, sıla-i rahm, dış dünyadaki olup bitenler, okuma felsefesi ve azmi, ilim dağarcığına olan yöneliş, akademik anlayışa atıfta bulunabilme, ilme irade duyma vs. gibi mekanizmalar mevcuttur.

Tarih süzgecine baktığımızda ideal kültürün temsil edilmesine bilimin ışığında şahit olmaktayız. Münferit kişiden ziyade, bu kişiyi (hakiki) insan yapabilen bir soluğun balkonunda etrafı izlemekteyiz.. ve görmekteyiz ki, insan(lığ)a verilen değerin mükafatı gözler önünde: Cami kubbelerinde güvercinler için inşa edilen saraylar, leylekler için kurulan vakıflar, şehir merkezinde sineklerin kesret teşkil etmemesi amacıyla dağ yamaçlarına bırakılan ballar.. Sefere giderken dahi, ilme olan iştiyakın azm ü cezm ü kastıyla yanından heybeler dolusu kitapları eksik eylememe, çeşmeleri cadde süsü haline getirebilme, dilenciler için dahi olsa varidat kaynakları arayabilme.. Hayatın rehberi olan ölümün güzelliğini derkedebilmek için mezarlıkları insandan uzak yerlerde tercih etmeme, mezar taşına billurane estetiği nakşedebilme vs.. kültürün keyfiyeti ve tahşidatı adına yaşanmış olaylardandı. (Şu anki kıvamını küçümsememek arzumuzla)

Konuya yönelik müşahhas örneklerimiz kesret miktarında bulunsa da biz, kendi yöneliş ufkumuzun şahikalarından bahsetmeyi tercih edeceğiz. Gibb gibi bir batılı düşünüre Mevlânâ hakkında “Asasını kaldırdığında beni büyülüyor” demeyi kadirşinaslık atfeden bir ifade paralelliğinde İmam Gazali hazretleri hakkında da: “Kendi ilim ve kültürünü devrine yansıtan ikinci bir şahıs çok nadirdir” sunumu da aynı minval üzeredir. Razi’nin hayatı incelendiğinde görülecektir ki, çocukluk dahil hayat gününe elli sayfalık kitap okuma dilimi düşecektir. İbn Rüşd’ün hayatında –kendi ifadesiyle- iki günlük kitap okuyamama talihsizliğinin mevcut bulunduğu, bunların da babasının vefatı ve evlendiği gün olduğudur.

Efendiler Efendisi’nin (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’deki site devletini kurmasıyla yeryüzüne inşa edilen medeniyet, çeşitli milletlerin takviye çabalarıyla da belli bir seviyeye taşınmıştır. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Şanlı Osmanlı devleti bu taşınmayı bekleyen değere yardım etmişlerdir.

Gırnata medeniyetinin Batı’ya sunmuş olduğu teknik, ilim ve bilimsel çabalar gerçek tarihin arşivlerinde bulunmakta, şu an ise gözler önüne serilmektedir. (“Sigrid Hunke/Allah’ın Güneşi” adlı eser incelenmeyi bekleme kıvamındadır) Eserden iktibas yaparak hacim kaplamak istemeyiz ama, calib-i dikkat olabilecek bir mesele vardır ki; Batı’ya “sıfır” rakamının bile girmesi (matematik-geometri-astronomi-fizik-kimya ilimlerine) medeniyet yolunda önemli bir adım sayılmıştır.

Kültürümüzün karbonari olmadan medeniyet potasında, insanlığa faydalı materyalle zuhur keyfiyetini yaşaması/yaşatması ideal heyecanımızdır. Benliğimizi kaybetmemenin yolu, medeniyetin merkezindeki bu kavşaktan geçmektedir. Elverir ki, yolun merkezinden “ümmet-i vasat” olarak ayrılmayalım..

Gürsel ÇOPUR

{lang: 'tr'}
Haber Yazari: admin (Kharon -)
...

Yorum Yap

Giriş



Son Yorumlar

Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji