Makalem.Net | Makale makaleler denemeler hikayeler dini makaleler yazılar ve yorumlar… Yazmak bitmez, kalem yorulmaz...
Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji
             
makale
Makalem.Net sitesinde yazılarınızın yayınlanması için kolayca üye olup yazılarınızı gönderebilirsiniz. Sitemizde bilgisayar, ekonomi, borsa, hisse,teknoloji,edebiyat,...
15/03/09 - 1:45 Yorum sayisi 12(12)

 

_”Hocam, en iyisi cesetleri siz de görün.Bu konuda daha iyi fikir sahibi olursunuz.dedi ve devam etti.

_”Yanlız sizin için gerekli makamlardan izin almamız gerekecek.Sanırım bu en az bir hafta sürer.Sizi ben izin aldığımızda ararım.”

 Dokto yazinin devami...

...
20/10/11 - 9:23 Yorum sayisi 0(0)

Ağzım bir karış açık doktoru dinliyordum.

_” Ne yani dedim.Cesetler mumyalanmış mı?Doktor:

_”Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre hayır mumyalanmamışlar.Ya bizim bilmediÄŸimiz bir kimyasalla korunmuÅŸlar.Ya da  her nasılsa böyle bozulmadan kalabilmiÅŸ yazinin devami...

...
12/10/11 - 9:41 Yorum sayisi 0(0)
Masal Üzerine…
Kategori: Denemeler, GenelEklenme Tarihi: Åžub 7th, 2009Ekleyen:
{lang: 'tr'}

Yazı yazmanın sorunları, elbet, yazıyla birlikte baÅŸlar. “Her ÅŸey
kağıdın başına oturmamla baÅŸlıyor.” diyen yazarları çok iyi anlıyorum.

Ama yazından öncesi beni hep düşündürmüştür. Garip bir süreçtir bu.

Bende şöyle oluyor:

BaÅŸta belirsiz birtakım duygular, imgeler, gerginlikler var, galiba…
Gene de bunları başka duygulardan, imgelerden, gerginliklerden ayıran bir şey
olsa gerek… Özellikleri, bunların önce söze, sonra yazıya çevrilebileceÄŸinin
düşünülmesi, tasarlanması. Dolayısıyle, bunun düşünülebildiği bu noktanın
bile, başlangıca göre epey ileride olması gerekiyor. Bunlar yavaş yavaş bilinç
alanına giriyor, aydınlanıyor. Gerginlikler, belirsiz de olsa, birtakım
durumlar sezdiriyor zamanla. Bir çeÅŸit “gönül yordamıyle” ilerlerim bu
karanlıkta.

Ağır ağır belirginliğe erme bilinç alanına girme, aranıp bulunmuş bir
söz kalıbına dökülme işlemi, buradan da yazıya gitme, sırasında, yıllar
sürebilir.

Biçimlenme denemeleri, denge vurgu denemeleri gelir art arda; gelir,
geçer. Kimi zaman oklar, değirmiler, baklavalar, sözcükler arasında köprüler
kurar. Yaşamayla birlikte, gündelik yaşamıyla birlikte, bu tasarı
kırpıntılarını unutur, kağıtları atarım; ya da tersine, daha temiz; daha büyük
bir kağıda geçiririm; biraz daha dayanıklıya benzemeğe başlar bunlar. Bir gün,
“çekirdek” adını verdiÄŸim bu imge, bu durum, yazılabilecek hale gelir.

“İşte o zaman oturur, yazarım.” diyebilmek isterdim ya, öyle olmuyor
her zaman. Bol vakitler ararım kendime, bulamam. Ya da yorgunumdur, mızmılığım
üstümdedir. Kusur bunlar, kusur ya, hala düzeltemedim. Düzeltemem de galiba bu
gidiÅŸle… Vaktimin tümünü yazıya verebilmeÄŸi isterdim; çeÅŸitli nedenlerden
ötürü, bunu başaramıyorum. Az yazmam, hem bu durumun sonucu oluyor, hem de bu
sorunun çözümü…

Vakti, gücü bulduktan sonra yazmaya başladığım metin üzerinde sürekli
de çalıştığım olur, kesintili de… Sürekli çalışabildiÄŸim zamanlar, üç dört
ayda, dokuz on ayda bitirdiğim metinler var. Yazarken karşılaştığım güçlükler,
ya da beğenmediğim bir metni bekletme yüzünden, birtakım öykülerin, masalların
yazılışı birkaç yıla yayılmıştır.

Masallarımdan biri; “Usta beni öldürsen e!” baÅŸlığını taşıyor.

Bu masalın oluşumundaki çekirdek, bir söz kalıbına girdiği zaman şu
biçimi almıştı: “Birinin ölmeÄŸe baÅŸladığını görmek, bunun farkına varmak.”

Şimdi, diyeceksiniz ki, her canlı; her yaratık; doğduğu anda ölmeğe
baÅŸlamıştır… Ama benim demek istediÄŸim o deÄŸildi.

Yakınlarınız, yakından bildikleriniz, sevdikleriniz bir süre; sanki
hiç ölmeyecekmiş gibi gelir size. Bilginizle, bilincinizle, usunuzla, her
ölümlü gibi onların da öleceğini bilseniz bile, bu böyle. Kendi ölümümüz için
de aynı şey söz konusudur. Ama bir gün, bir im, küçük bir belirti, o düş
köşkününyıkılmağa başladığını haber verir size. Bilinçaltınız buna gene karşı
koyar ya, görmemezlikten gelemyeceğiniz bir şey yavaş yavaş size kendini kabul
ettirir. Çok yakınınızsa bu insan, birlikte yaşıyorsanız, ölümün adım adım
ilerlediğiini görürsünüz bu bildik bahçede.

Belirtmek isterim, bunları metni açıklamak için değil, metnin
oluşumunu anlatmak için söylüyorum.

“Birinin ölmeÄŸe baÅŸladığını görmek, bunun farkına varmak…” en
azından iki kişiyi gerektirecek bir durumdu. Bu iki kişinin ilişkileri ne
olabilirdi?

Bilinçaltının bu çalışmadaki payını unutmamalı ya, bu, apayrı bir
konu. Yalnız, bu soru; zamanla; cambazlık konusuna, cambazlara, usta ile
çömeze götürdü beni. Ustasının ölümüne yol açmak korkusu içinde yaşayan çömez
ne olurdu?

1969 yılının nisan ayında yazmağa başladığım metinle 1970 yılının
ağustos ayında yayımlanan metin arasında, yanılmıyorsam, dört ara metin
yazdım.

İşte, işçilik, yazı yazma işi, bu süre içerisinde incelenebilmeliydi.
Neden incelenemeyeceğini biraz sonra söyleyeceğim.

Tek metin, üç taslaktan ortaya çıktı. Bu taslaklar, masalın tümünün
taslakları değildi. Aşağı yukarı masalın aynı yerini, daha sonra elyazmasının
2…, 3…, 4… sayfaları olacak yerini, deÄŸiÅŸik biçimlerde üç kez yazdım. Bu
üç taslak ilk biçimlenişe yol açtı. İlk dengeler kuruldu. Daha sonra yazdığım
metinlerle belirli çizgiler boyunca temaları geliştirdim; masalın öğeleri
arasındaki çeşitli ilişkileri saptayıp ortaya çıkardım.

Bir örnek olsun diye söylüyorum: Çömezin sesini, çömezin düşüncesini,
sürekli bir ikirciklik içerisinde tutmak için ne yapmam gerekirdi? En büyük
güçlüklerden biriyle, ne yapmam gerektiğini ararken karşılaştım.

Ama bu sözü burada kesmem gerek. Yazının gelişmelerini ancak
metinlerin karşılaştırılması yoluyla izleyebiliriz. Her yeni metni yazdığımda
bir öncekini yırtıp attığıma göre, bu dediğimi kendim de yapamam, başkası da
yapamaz.

Masalın başlaması 14 ay önce çalışması ile, yanılmıyorsam, iki yıl
sürdü.

Bilge KARASU

{lang: 'tr'}
Haber Yazari: admin (Kharon -)
...
Sosyal Etiketler:

Yorum Yap

Ayni Kategoriden Haber
Kategori: Denemeler, Genel
{lang: 'tr'}                                                                                                                TELEFON                                                                                                                                                                                                Her...
GiriÅŸ



Son Yorumlar

Ana sayfa Bilg/İnternet Bilgisayar Denemeler Dini Yazılar Genel Hikayeler Makaleler Psikoloji Sağlık Tarih Teknoloji