|
Saç dökülmesi tedavisinde en güncel yöntem: Folixir
Kategori: Genel, SağlıkEklenme Tarihi: Ara 6th, 2009Ekleyen: enderbozkurt
Erkek tipi saç dökülmesine karşı nanoteknolojiyle üretilen Folixir, Saç dökülmelerinin yüzde 95’ini oluşturan “Erkek Tipi Saç Dökülmelerine” karşı Türkiye’de ilk kez nanoteknoloji kullanılarak üretilen ve çok güçlü bitkisel maddeler içeren Folixir, satışa sunuldu. Novatemed Innoceuticals A.Ş tarafından üretilen Folixir, genetik ve hormonal nedenlerle ortaya çıkan ve en yaygın görülen saç dökülmesi tipi olan Androgenetik Alopesi’nin (AGA) neden olduğu saç dökülmelerini durduruyor, 6 aylık düzenli kullanımda ise yeni ve sağlıklı saç gelişimini sağlıyor. Saç dökülmesine karşı geliştirilmiş en güçlü doğal etken maddeleri taşıyan ve saç kökü hücrelerinden çok daha küçük olmaları sayesinde saç yolunu kolayca geçerek saç kökündeki hücrelere ulaşan nanoteknolojik kesecikler (nanozom) içeren Folixir, saç yapımını durduran ve kelliğe neden olan dihidrotestosteron (DHT) hormonuna karşı saç köklerini bir zırh gibi koruyor. Folixir’in saç dökülmelerini yüzde 100 durduğunu, yeni ve sağlıklı saç gelişimini yüzde 92 oranında sağladığını ve saç dökülmesine yol açan ve yeniden saç oluşumunu engelleyen DHT hormonunu yüzde 90’ın üzerinde bir başarıyla baskıladığının Fransa’da bulunan bağımsız BioAlternatives laboratuarları tarafından da onaylandığını belirten Novatemed Innoceuticals Medikal Direktörü Prof. Dr. Meral Şaşoğlu, şunları söyledi: “Hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan erkeklik hormonlarının (androgen) bir türü olan testosteronun saç köklerindeki bazı enzimler vasıtasıyla DHT hormonuna dönüşmesiyle saç kökünde saç üretimi yönündeki hücresel faaliyetler engelleniyor ve saç kökü hücreleri uyku fazına giriyor. Uyku fazındaki saç kökü hücresi kendisini besleyen kılcal damarlardan da uzaklaşıyor ve hücrenin damarsal beslenmesi de bu yolla engelleniyor. Böylece, ilerleyen zamanda dökülen saçların yerine yenileri üretilemiyor ve kellik meydana geliyor. Folixir’in içeriğinde bulunan saç dökülmesine karşı geliştirilmiş bitkisel etken maddelerin yerleştirildiği nano boyutlu kesecikler, nanoteknoloji sayesinde saç yolundan kolayca geçerek hücre içine girerler ve saç dökülmesine sebep olan DHT hormonunun oluşmasını önlerler. Ayrıca saç kökünü besleyen kılcal damarları yeniden yapılandırarak damarsal beslenmeyi sağlarlar ve yeni ve sağlıklı saç üretimine yardımcı olurlar.” KLASİK ÜRÜNLERE ORANLA %300 DAHA ETKİLİ Folixir’in nanoteknolojik bir ürün olması nedeniyle klasik ürünlerden çok daha fazla miktarda etken maddeyi saç kökü hücrelerinin içine taşıyabilme özelliğine sahip olduğunu belirten Dermatoloji Profesörü Meral Şaşoğlu, şöyle dedi: “Nanoteknolojik ürünlerin içerdikleri trilyonlarca nano boyutlu madde, mikroskobik boyutları ve dış yüzeylerinin saç kökü hücrelerinin fizyolojik yapılarına uygun olması sayesinde saç kökü hücrelerinin içine kadar girerek hedefi 12’den vurur. Oysa klasik ürünlerin içindeki moleküller büyük boyutlu olduğu için çoğunlukla derinin derinliklerine kadar inemeyip, derinin üst yüzeylerinde kalırlar. Buna bağlı olarak, etki edecekleri hücrelerin içine de geçemeyecekleri için etkisiz olmaktadırlar.” 6 AY DÜZENLİ KULLANIMDA YENİ SAÇ SAYISINDA ARTIŞ SAĞLIYOR Yapılan klinik çalışmaların, losyon, tablet, bio-temizleyici şampuan ve saç kremi formlarından oluşan Folixir Saç Bakım Setinin 6 ay düzenli kullanılması durumunda, kullanıcıların yüzde 100’ünde saç dökülmesini durdurduğuna, %92’sinde yeni ve sağlıklı saç sayısında artış sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Meral Şaşoğlu, 10 yıldan fazla süredir saç dökülmesi problemi yaşayan kişilerde bile yeni saç oluşumunun mümkün olduğunu söyledi. Prof. Şaşoğlu, Folixir’in hiçbir yan etkisi bulunmadığını da sözlerine ekledi. ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMELERİ HAKKINDA: Erkek Tipi Saç Dökülmesi (bilimsel adıyla Androgenetik Alopesi ya da kısaca AGA); tüm saç dökülmesi problemlerinin % 95’ini teşkil eder. Genel anlamda saç dökülmesi ya da kellik ifadelerinin karşılığı olan da bu tarz saç dökülmeleridir. AGA hem erkekte hem kadında görülür. Ortaya çıkış sebebi, adından da anlaşılacağı gibi, genetik zemine bağlı olarak bir erkeklik hormonu olan androgenlerin saçlı deride yaptığı olumsuz etkilerdir. Bu olumsuz etkiler neticesinde saçlı derinin alın, tepe ve şakak bölgelerinde yoğun saç dökülmesi ve yerine gelen saç tellerinin ince, cansız ve renksiz tüyler halinde olması, uzayamaması ve hatta yerine yeni saç veya tüylerin bile gelememesi söz konusudur. Bunun sonucunda saç alın çizgisi geriye doğru çekilir, tepe açılır ve kişinin saçlı halinden bambaşka görünen seyrek saçlı, ya da saçsız görüntüsü ortaya çıkar. Toplumsal olarak bu görüntü erkek için ciddi bir kozmetik problemken kadın için daha da kötü bir kozmetik problem halini alır. Önlenemeyen saç kaybı zaman içinde psikolojik sorunları ve sosyal fobiyi de beraberinde getirir. Erkek Tipi Saç Dökülmesi’nde özellikle erkeklerde ve genel olarak kadınlarda androgen hormonlarının etkisi genel olarak hormonun azlığı veya çokluğundan ziyade saç kökü hücrelerinin genetik olarak androgen hormonlarına duyarlılığı ile ilişkilidir. Yani saç kökü hücrelerinin androgenlerden ne kadar etkilendiğini kişinin genetik yatkınlığı belirler. Genetik yatkınlığı olan kadın ya da erkeklerde bu duyarlılık ölçüsünde saç dökülmesi ortaya çıkar. Androgenlerin bir türü olan Testosteron hormonu kan yoluyla saç kökü hücrelerine geldiğinde ortamda bulunan enzimlerle daha güçlü bir androgen olan DHT’ye (Dihidrotestosteron) dönüşür. Saç kökü hücreleri eğer genetik olarak DHT ‘ye karşı duyarlı ise DHT saç kökü hücrelerinde baskı yaparak saç kökü hücrelerinin dökülme fazına girmelerine yol açarlar. Ve daha da ileri giderek yeni saç üretimini engeller yani dökülen saçın yerine yenisi yapılamaz . Saçlarda seyrelme başlar. Diğer taraftan hormonal baskı, yani DHT, saç kökünü besleyen damarların oluşumundan sorumlu bazı maddelerin de (VEGF=Vascular Endotelial Growth Factor = Damarsal Büyüme Faktörü) yapımının durmasına yol açar. Bu nedenle saç kökünde damarsal yapılarda bir gerileme ve damarların küçülmesi hali ortaya çıkar. Bunun sonucunda saç kökleri damarlardan ayrılarak damarlardan yoksun bir hale gelirler. Zaten DHT hormonunun etkisiyle saç üretemeyen ve istirahat fazına giren saç kökü hücreleri bir de damarlardan uzak olunca beslenemezler ve bu yönden de tamamen saç üretemez hale gelirler. Bu durumun devam etmesi dökülmenin şiddetine bağlı olarak saçlarda incelme, uzayamama, seyrelme hatta kellikle sonuçlanır. Erkek Tipi Saç Dökülmesi genetik yatkınlığa sahip hem erkek hem de kadında ergenlikten itibaren ortaya çıkabilir. Erkeklerde zaten mevcut androgenler bu sorun için yeterli sebebi oluşturabilir. Kadınlarda da aynı mekanizma ile kolayca saç dökülmesi tepelerde açılmalar şeklinde kendini gösterebilir. Bazen zayıf genetik yatkınlığı olan kadınlarda mevcut androgenlerin etkileri yeterli olmaz, zaten çok düşük olduğundan ve mevcut östrogen’in androgenlere karşı koruyucu bir pozisyon oluşturmalarından dolayı bu tip kadınlar normal koşullarda belirgin bir saç dökülmesi problemi yaşamazlar. Çünkü mevcut östrogen ve androgen düzeyleri dengededir ve genetik yatkınlıkları da zayıf olduğundan dökülme problemi yaşamadan yıllarca idare edebilirler; ancak androgen-testosteron düzeyini artıracak ve / veya östrogen düzeyini azaltacak bir hormonal düzensizlik, kistik bir oluşum, ya da doğum kontrol hapı ve bunun gibi hormon kullanılırken aniden kesilmesi ve en önemlisi menopoz döneminde yetersiz östrogen seviyesi gibi androgen düzeyinin göreceli de olsa östrogene karşı artmış olması gibi durumlar saç dökülmesini başlatabilirler. Bu durum şiddetli bir dökülme halinde ortaya çıkarak saç derisinin görülebileceği kadar yoğun seyrelmeler, açılmalar, hatta kellik görüntüsüne kadar ilerleyebilir ki bu tabloyu menopoz dönemindeki birçok kadında görmek mümkün. Kadınlarda benzer saç dökülmesi problemi hormonal herhangi bir düzensizlik veya herhangi bir kistik yapılanma gibi faktörler olmadan da ortaya çıkabilir ki bu durumda çok güçlü genetik yatkınlık söz konusudur. Bu durumda kişinin her türlü tetkikleri normal olduğu halde saç ayrım çizgisinde çatallanma, tepelerde seyrelme ve saç derisinin görülebileceği kadar açılmalar meydana gelebilir. Kötü haber; önlem alınmazsa bu durumun giderek daha da şiddetlenerek devam edecek olmasıdır. ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ İLE İLGİLİ DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR Bilgi için : Prof. Dr. Meral Şaşoğlu 0 800 211 00 20 www.folixir.com bilgi@folixir.com
Haber Yazari: enderbozkurt ( )
...
Sosyal Etiketler: erkek tipi saç dökülmesi > etiketi > folixir > folixir yorum etiketi > kadınlarda androgenetik tedavi dr etiketi > kellik > saç dökülmesi > www.folixir.com etiketi
4 Yorum gonderildi. “Saç dökülmesi tedavisinde en güncel yöntem: Folixir”Yorum Yap |
Giriş Son Yorumlar
|
| Ana sayfa | Bilg/İnternet | Bilgisayar | Denemeler | Dini Yazılar | Genel | Hikayeler | Makaleler | Psikoloji | Sağlık | Tarih | Teknoloji |
zigavusu kullan zülal saç dökülmen durdurur bioxcin falan etki etmior çünkü
zülal lütfen reklam yapma şidmi bioxcinin ne olduğu ortada saç dökülmesini falan durdurduğu yok hatta daha da çok döktü benimki 2 yıldır düzgün şampuan arıyorum bir sürü param gitti 1 aydır Zigavusu kullanıyorum saçlarımdaki dökülmeleri durdurdu bakacaz inşallah saçlarım çıkar öyle görünüyor .
Şampuan saç dökülmesini durdurmaz ki, emilmez çünki deriden. Sadece derideki kiri emer ve götürür.
Zülal reklam kokuyor yazdıın şey.
Saç dökülmesi için benim tericihm Bioxcin Forte Şampuan.Çünkü kullanıma başladıktan kısa bir süre sonra saçımdaki dökülmeler nerdeyse yok denilecek kadar azaldı.